Dedesinin Torunu

Dedesinin Torunu
Dünyadaki en adil dedenin yanında yetişen bu iki güzel torundan Hz. Hasan, işte bundan dolayı hayatının son dönemlerinde fedakârlık yapıp Müslüman kanının dökülmesine engel oldu. Ve kardeşi Hz. Hüseyin, Kerbela’da şehit olma pahasına, hakkı olmayan şeyin peşine düşen zalimlere karşı durmasını bildi.

 

 

     Bir gece Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kızı Hz. Fatıma’yı ziyaret etti. Damadı Hz. Ali (r.a.) ve kızı Hz. Fatıma (r.a.) Peygamberimiz (s.a.s.) ile tatlı tatlı sohbet ettiler. Hasan (r.a.) ve Hüseyin (r.a.) de dedeleriyle her zamanki gibi oyunlar oynadılar. Birlikte hoşça vakit geçirdiler.

     Vakit iyice ilerlemişti. Peygamberimizi (s.a.s.) bırakmadılar. Peygamber Efendimiz de geceyi kızının evinde geçirdi.

     Hasan (r.a.) ve Hüseyin (r.a.), anne babalarının yorganına sokulup yorgunluktan uyuyakalmışlardı. Efendimiz (s.a.s.) de yatağına uzanıp istirahata çekilmişti.

     Gecenin bir vakti Hasan (r.a.) kalktı ve su istedi. Hasan’ın sesine Hz. Ali ve Hz. Fatıma uyandılar. Ancak, Peygamberimiz (s.a.s.) Hasan’ı daha önce duymuştu. Hemen yatağından doğruldu. Onlardan önce davranıp kalktı ve eline bir bardak aldı. Kırbadan su doldurdu. Getirip Hasan’a uzattı.

     Hasan (r.a.) bardağı almak üzereyken, gürültüye uyanan Hüseyin (r.a.) ileri atıldı.

     — Önce ben içeceğim, diye uzanıp Hasan’ın elinden bardağı almak istedi. Hasan da vermedi. Küçüklüğünden faydalanmak isteyen Hüseyin, başladı mızırdanmaya. Biri almak istedi, diğeri vermek istemedi derken tartışmaya başladılar. Büyükler, çocukların gözyaşlarına dayanamazlar. Hüseyin bunu çok iyi biliyordu. İstediğine ulaşabilmek için bu kez ağlamaya başladı.

     Saygılarından dolayı müdahale etmeyi uygun görmeyen anne babaları ise, yattıkları yerden Peygamber Efendimizin ne yapacağını merakla izliyorlardı. Derken Efendimiz (s.a.s.),

     — Yavrucuğum, kardeşin suyu senden önce istedi. Önce kardeşine içirelim, sonra da sana içiririz, diyerek Hüseyin’e (r.a.) eliyle engel oldu. Suyu Hasan (r.a.) içti.

     Efendimiz, tekrar gitti. Bardağa su doldurup getirdi. Bu kez de Hüseyin’e verdi.

     Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Fatıma (r.a.) çok şaşırdılar. Hz. Fatıma (r.a.), yattığı yerden doğruldu. Peygamberimizin bu davranışına kendince bir yorum getirerek,

     — Ey Allah’ın Resulü, sanırım siz Hasan’ı Hüseyin’den daha çok seviyorsunuz, dedi.

     Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de ona,

     — Hayır, öyle değil. Ben Hasan’ı Hüseyin’e tercih etmiyorum. Her ikisinin de benim gözümdeki değerleri birdir, buyurdu. Niçin böyle davrandığını da şu şekilde açıkladı:

     — Benim Hasan’ı savunmamın sebebi, öncelik onun hakkı olduğu içindir. Çünkü o, daha önce su istemişti. Sıraya uymak gerekir. Yoksa kıyamet günü ben, sen, bu ikisi ve şu yerde yatan Ali, hepimiz cennette aynı yerde olacağız.

     Dünyadaki en adil dedenin yanında yetişen bu iki güzel torundan Hz. Hasan, işte bundan dolayı hayatının son dönemlerinde fedakârlık yapıp Müslüman kanının dökülmesine engel oldu. Ve kardeşi Hz. Hüseyin, Kerbela’da şehit olma pahasına, hakkı olmayan şeyin peşine düşen zalimlere karşı durmasını bildi.

 

Musa Mert ]

(Diyanet Çocuk Dergisi, Kasım 2014, sayfa: 6, 7)