Derken iki kardeş güreşe tutuştular. Er meydanı er meydanı olalı, böylesine sevimli, böylesine tatlı iki küçük pehlivan görmemişti. Biri el ense çekti, diğeri tek daldı. Nefesleri birbirine karıştı. Müsabaka oldukça çekişmeli gidiyordu.[...]
Herkesin kendine göre haklı bir bahanesi vardı. Kiminin yapacak çok işi olduğundan zamanı yoktu. Kimi “Hep ben mi anlayışlı olacağım, bir de o olsun!” dedi. Kimi “O bana yan baktı!” dedi. Kimi “Önce o başlattı!” dedi. Kimi öyle dedi, kimi böyle...[...]
Günlerden bir gün Peygamber Efendimiz, eşlerine ait odaların birinden çıktı, Mescide girdi. Mescitte iki ayrı topluluk gördü. Her bir topluluk kendi aralarında halka olmuş oturuyorlardı. Bakın, Peygamberimiz (s.a.s) ne yaptı?[...]